Sebahat Tuncel: Çerçeve yasa Kürt sorununun barışçıl çözümü için kritik bir adım

Paylaş:
XARPÊT - "Çerçeve Yasa"ya dair konuşan TJA aktivisti Sebahat Tuncel, “Söz konusu düzenleme, tüm beklentileri tek başına karşılamasa bile, demokratik cumhuriyetin inşasına ve Kürt sorununun barışçıl çözümüne alan açması bakımından kritik bir adımdır” dedi. 
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanması beklenen "çerçeve yasa" teklifi,  Meclis’e sunulmadan AKP milletvekillerinin imzasına sunuldu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler imzasıyla milletvekillerine iletilen bildiride, söz konusu kanun teklifinin tüm milletvekilleri tarafından eksiksiz bir şekilde imzalanması kararı alındığı ifade edildi. İmza sürecinin tamamlanmasının ardından, taslağın kısa süre içerisinde Meclis Başkanlığı’na sunulması ve komisyon aşamasına gelmesi öngörülüyor. Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) Aktivisti Sebahat Tuncel, çıkartılacak yasa tasarısı için oluşturulacak koordinasyona ilişkin konuştu. 
 
Gelinen aşamada büyük bir mücadele ve emeğin olduğunu belirten Sebahat Tuncel, “Özellikle Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’ın yürüttüğü süreç, özünde Kürt halkının hukuki ve siyasi haklarının güvence altına alınması mücadelesi olarak tanımlanabilir. Sayın Öcalan, İmralı’daki tecrit koşullarına rağmen Kürt halkının, kadınların ve gençlerin özgürleşmesi adına büyük bir kararlılıkla hareket etmektedir. Ortada bir diyalog ve müzakere bulunmakla birlikte, aslolan yürütülen bu mücadeledir” dedi.
 
‘BARIŞ MÜCADELESİNDE KADINLAR AKTİF ROL ALMALI’
 
Çerçeve yasanın iki temel sütunu olması gerektiğini ifade eden Sebahat Tuncel,  “Bunlardan birincisi süreci yürütecek bir koordinasyon kurulması, ikincisi ise Meclis bünyesinde bir izleme komisyonunun oluşturulmasıdır. Bu mekanizmalarda kadınların mutlaka yer alması gerekmektedir. Kadınların barış mücadelesine katılımı, gelecekteki süreçler açısından son derece kritiktir. Çerçeve yasanın ardından yaşanacak silahların susması, siyasal zeminin güçlenmesi, yeni anayasa tartışmaları ve demokratik siyasetin önünün açılması gibi aşamalarda kadınların aktif bulunması şarttır” şeklinde konuştu. 
 
‘HAKİKİ BARIŞ ÖZGÜRLÜK TALEPLERİNİN KARŞILANMASIYLA MÜMKÜNDÜR’
 
“Hakiki bir barış sadece silahların susmasıyla değil; başta Kürt halkı olmak üzere tüm halkların eşitlik ve özgürlük taleplerinin karşılanmasıyla mümkündür” diyen Sebahat Tuncel, bunun için TMK’nin kaldırılması, siyaset yapmanın suç olmaktan çıkarılması, kayyım rejimine son verilmesi, müzakerelerin şeffaf yürütülmesi, kadın-erkek eşitliğini esas alan bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğin belirtti. Sebahat Tuncel, “Çerçeve yasanın çıkmasıyla birlikte silahlı mücadelenin sonlanması ve demokratik siyasete geçiş imkanlarının doğması, bu konuları daha fazla gündeme getirecektir. Önümüzdeki dönem, örgütlü mücadeleyi büyütme, geliştirme ve demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigmayı toplumsallaştırma dönemi olacaktır” ifadelerini kullandı. 
 
‘SAYIN ÖCALAN’IN KOŞULLARI YASAYLA GÜVENCE ALTINA ALINMALI’
 
Çerçeve yasanın içeriğinin henüz belli olmadığını hatırlatan Sebahat Tuncel, “Kadınlar açısından Sayın Öcalan dahil tüm siyasi tutsakların özgürlüğünü sağlayacak bir yol haritasının oluşturulması olmazsa olmaz bir taleptir. Yasada, Sayın Öcalan’ın bu süreçte rol oynamasını sağlayacak hukuki zeminin tanımlanması şarttır. Yasa çıktıktan sonra Meclis tatile girmemeli, uygulamanın takibi kesintisiz sürdürülmelidir. Kürt siyasi hareketi ve PKK’nin 12. Kongre kararları da Sayın Öcalan’ın dahil olmadığı bir süreci kabul etmeyeceklerini net bir şekilde ortaya koymuştur. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın süreci bizzat yönetebileceği koşulların yasayla güvence altına alınması beklenmektedir” diye belirtti. 
 
‘GENİŞ BİR SİYASİ KULVARDA SORUMLULUK ALINMALI’
 
Sürecin sahaya yansımasının iki yönlü bir dinamik barındırdığına dikkat çeken Sebahat Tuncel, “Yasal düzenleme hayata geçtiğinde cezaların ertelenmesi veya düşmesi gibi durumlarla birlikte Avrupa’dan, cezaevlerinden, dağdan dönüşler yaşanabilecek; davalar düşecek ve toplumsal-siyasi hareketlilik artacaktır. Diğer taraftan devlet cephesinde de gerekli hukuki adımların atılması, uygun zeminin hazırlanması ve bu sürecin Türkiye toplumuna anlatılması gerekecektir. AKP, MHP, CHP ve YENİ Parti’nin de dahil olduğu geniş bir siyasi kulvarda bu çalışmanın yürütülmesi önem taşımaktadır. Özetle, Türkiye siyasi tarihi açısından önemli bir kırılmayı ifade eden zorlu bir dönemeçten geçilmektedir. Söz konusu düzenleme, tüm beklentileri tek başına karşılamasa bile, demokratik cumhuriyetin inşasına ve Kürt sorununun barışçıl çözümüne alan açması bakımından kritik bir adımdır. Yasanın barışa, özgürlüklere ve halkların eşitliğine hizmet edecek bir ruhla hazırlanıp Meclis’e getirilmesi hedeflenmelidir” dedi.
 
MA / Fethi Balaman