‘Proje okulları kayırmacılığın ve kadrolaşmanın aracıdır’

Paylaş:

WAN - Eğitim-Sen Wan Şubesi, proje okullu atamalarına tepki göstermek amacıyla gerçekleştirdikleri basın açıklamasında, “Proje okulları kayırmacılığın ve kadrolaşmanın aracıdır” dedi.

 
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Wan Şubesi, proje okullarındaki atamalara tepki göstermek için Van İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada "Proje okulları değil, eşit ve nitelikli eğitim istiyoruz" pankartı açıldı. 
 
Basın metnini Eğitim Sen Wan Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt okudu. Funda Demir Bozkurt, proje okullarındaki atama süreçlerini değil, eğitim alanında giderek derinleşen kayırmacılığı, siyasal kadrolaşmayı ve hukuksuzluğu teşhir etmek için bir arada olduklarını vurguladı. 
 
‘BU PROJEYE İLK GÜNDEN BERİ KARŞIYIZ’
 
Eğitim Sen olarak proje okulları uygulamasına ilk günden itibaren karşı çıktıklarını ifade eden Funda Demir Bozkurt, “Proje okulları sistemi; okullar arasında eşitsizlik yaratan, öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin güvencesini zayıflatan, eğitim kurumlarını siyasal müdahalelere açık hale getiren ve kamusal eğitimin eşitlik ilkesine zarar veren bir modeldir. Bugün yaşananlar, bu itirazlarımızın ne kadar haklı olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Proje okullarına yönelik öğretmen atama ve yönetici görevlendirme süreçleri yıllardır şeffaflıktan uzak, denetlenemez ve tamamen keyfi biçimde yürütülmektedir. Somut, nesnel ve ölçülebilir kriterler açıklanmamakta, kıdem, hizmet puanı, mesleki deneyim, akademik yeterlilik ve yöneticilik birikimi gibi ölçütler yok sayılmaktadır” şeklinde konuştu.
 
'YÖNETİCİLER ÖĞRETMENLER ÜZERİNE BASKI KURUYOR'
 
Özellikle proje okullarına yönetici görevlendirmelerinde herhangi bir objektif kriterin bulunmadığını ifade eden Funda Demir Bozkurt şöyle devam etti: “Bu okulları tamamen siyasal ve sendikal kadrolaşmaya açık hale getirmiştir. Hangi yöneticinin hangi gerekçeyle görevlendirildiği bilinmemekte, liyakat yerine siyasal yakınlık, sendikal aidiyet ve idari ilişkiler belirleyici hale getirilmektedir. Ancak sorun yalnızca kriter eksikliği değildir. Asıl mesele; proje okullarının bizzat kendisinin siyasal ve sendikal kadrolaşmanın aracı haline getirilmiş olmasıdır. Sahadan tarafımıza ulaşan bilgiler son derece ciddidir. Özellikle bazı yerel yöneticilerin ve okul idarecilerinin öğretmenler üzerinde baskı kurduğu, sendikal tercihler üzerinden yönlendirme yaptığı, “belirli bir sendikaya üye değilseniz atanmanız zor olur”, “üye olursanız süreciniz kolaylaşır” şeklinde ifadeler kullandığı yönünde çok sayıda şikâyet sendikamıza ulaşmaktadır.”
 
‘PROJE OKULLARI UYGULAMASINDAN VAZGEÇİLMELİDİR’
 
Milli Eğitim Bakanlığı’na ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerine seslenen Funda Demir Bozkurt, “Proje okulları uygulamasından vazgeçilmelidir. Öğretmen atama ve yönetici görevlendirme süreçleri şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmelidir. Yönetici görevlendirmelerinde objektif ve liyakat esaslı kriterler açık biçimde belirlenmelidir. Sendikal ve siyasal referanslarla yürütülen uygulamalara son verilmelidir. Eğitim emekçileri üzerindeki baskı ve yönlendirmeler derhal sona erdirilmelidir. Eğitimde liyakat, eşitlik ve kamu yararı esas alınmalıdır. Eğitim Sen olarak, kamusal eğitimi tasfiye eden, eğitim emekçilerini baskı altına alan ve eğitim kurumlarını siyasal kadrolaşmanın aracı haline getiren her türlü uygulamaya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Liyakat değil sadakat dayatan bu anlayış kaybedecek; kamusal eğitim, hukuk ve eğitim emekçilerinin onuru kazanacaktır” dedi.