Onun için 'bu ses ölmemeli' denildi: Ardılları yolunu takip ediyor
WAN - Ermeni sanatçı Aram Tigran'ın yaşamını yitirmesinin üzerinden 17 yıl geçti. Abdullah Öcalan onun için bu 'bu ses ölmemeli' demişti. Tigran, Kürdistanlı sanatçılara ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Başta Kürtçe olmak üzere, anadili Ermenice ve Arapça birçok besteyle hafızalara kazınan sanatçı Aram Tigran’ın hayatını kaybetmesi üzerinden 17 yıl geçti.
Aram Tigran tam adıyla Aram Melikyan, Elîh’in Qabilcewz (Sason) ilçesine bağlı Bianda köyünden olan ailesinin 1915’teki Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtularak Suriye’nin Qamişlo kentine göç etmek zorunda kalmasıyla 1934 yılında burada dünyaya gelir. Anne tarafından kökleri Amed'in Farqîn ilçesine dayanan Aram Tigran, henüz 9 yaşındayken müzikle tanıştı. 32 yaşındayken 1966 yılında Ermenistan’ın başkenti Erivan’a giderek, Erivan Radyosu’nda 18 yıl çalışmaya başladı. Tigran, 1995’ten sonra Yunanistan’a giderek yaşamının son günlerine kadar yaşayacağı Atina’ya yerleşti.
SOYKIRIM GERÇEKLİĞİNDEN KÜRTÇE SANATA
Kimliği ve politik duruşu sebebiyle göçebe bir yaşam sürmek zorunda kalan Tigran, bu yaşama 14 Kürtçe albüm sığdırdı. Tigran’ın Kürtçeye ve Kürtlere dönük duyarlılığı ise çocuk yaşlarında tanıştığı soykırım gerçekliğiyle oluştu. Soykırımdan sağ kurtulan babası Dikran Melikyanla olan bir anılarında Tigran şöyle bahsediyor: “Bir gün babamla Qamişlo’da oturuyorduk. Babam bana ‘oğlum bak şu anda yaşamanız tamamen Kürtlerin sayesinde’ dedi. Ben önce anlamadım, nasıl yani dedim, senin sayende değil mi dedim. O da bana ‘eğer ben öldürülseydim siz nasıl dünyaya gelecektiniz’ dedi. ‘Bana bir Kürt ağası destek oldu, yıllarca beni Türk askerlerinden sakladı. Askerler ağaya senin yanında bir Ermeni var, çıkar diyorlardı, sırf beni bulmasınlar ve öldürmesinler diye defalarca askerlere rüşvet de vermişti. Ben o ağanın yanında büyüdüm, ta ki ağa beni Qamişlo’ya gönderene kadar. O yüzden şu anda yaşıyorsanız Kürtlerin sayesindedir, bu nedenle de Kürtleri unutmayın’ derdi. ‘Onlarla dost olun, onlara yakınlık kurun, kültürlerine yakınlık kurun, biz Ermeniyiz, Ermenice de söyle ama ağırlığı Kürtçe’ye ver’ diyordu. Babam o sıcaklığı içime işledi.”
İLK KONSERİNİ NEWROZ'DA VERDİ
İlk konserini 1953 Newroz gecesinde veren Tigran, ud çalmakla başladığı müzik serüveninde Kürt müziğinde çokça kullanılan bir enstrüman olan cümbüşü tercih etmeye başladı. Erivan Radyosu’nda çalıştığı süreçte Kürtçe bölümünde çalışmaya başlayan Tigran, ilk müzik eğitimlerini de bu süreçte aldı. Klasik ve modern Kürt şiirine yaptığı besteler ve düzenlemelerle Kürt müziğinde “Aramî” adı verilen ve Ermeni müziğindeki koro tarzına benzeyen yeni bir stil geliştirdi.
1984 yılına kadar radyoda çalışmalarına devam eden Tigran, 1995 yılında Atina’ya gitti. 2006 yılında ilk kez bir festival için Amed’e gelen Tigran, babasının doğduğu köyü de ziyaret etti. Ardından 2008’de yine Amed ve Elîh’te konsere gelen Tigran, 2009 Amed Newroz’unda yüzbinlere konser verdi.
Yine aynı yıl Amed Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek olan 9. Kültür Sanat Festivali'ne katılmak için Amed’e gelen Tigran, burada Amed için yazdığı şarkıyı da seslendirdi. Ağır hastalıkları baş gösteren Tigran, her şeye rağmen şarkılarını seslendirmeye devam etti. Festival sonrası rahatsızlanan Tigran, tedavi için götürüldüğü Atina’da 8 Ağustos 2009'da 75 yaşında yaşamını yitirdi.
MEMLEKET HASRETİYLE YAŞAMINI YİTİRDİ
Yaşamı boyunca memleket hasretiyle yaşamak zorunda kalan Tigran, baba ve annesinin doğup büyüdüğü 2008 yılında gittiği Bianda köyüne ziyaretini şöyle anlattı: “O dağlara, ağaçlara, derelere, evlere baktığımda içim titredi. Ağladım. Çok canım acıdı. Babamı, annemi, onların yaşadıklarını anımsadım. Çok üzüldüm. Biz nasıl bu topraklarda büyüyemedik diye hayıflandım."
Ancak ölümü ardından da Tigran, memleket topraklarına kavuşamadı. Sürgün hayatı yaşayan Tigran, Amed'e gömülme vasiyetine rağmen vasiyeti dönemin İçişleri Bakanlığı tarafından "Türkiye vatandaşı değil" denilerek engellendi. Engel üzerine Tigran'ın cenazesi Belçika'nın Brüksel kentinde toprağa verildi. Tigran'ın mezarına Amed'den getirilen toprak döküldü.
ABDULLAH ÖCALAN: BU SES ÖLMEMELİ
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yaptığı bir çok değerlendirme ve İmralı'daki görüşmelerde Aram Tigran'a olan hayranlığını dile getirmiştir. Abdullah Öcalan yaptığı değerlendirmelerde ilk kez Aram Tigran'ın sesini bir akrabasının evinde kaset çalardan dinlediğini ve bu sesin ölmemesi gerektiğini dile getirdiği biliniyor. Tigran'ı dürüst ve yurtsever sanatçı olarak niteleyen Abdullah Öcalan, sanatçının ölümünü duyduğunda hüzünlendiğini dile getirmişti. Aram Tigran ise Abdullah Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketine atfen bir çok eser seslendirdi.
ONUN ADINI TAŞIYAN KONSERVATUAR HEDEF ALINDI
Tigran’ın ölümünden bir yıl sonra 2010 yılında Amed Büyükşehir Belediyesi bünyesinde "Aram Tigran Kent Konservatuarı" kuruldu. AKP iktidarının belediyelere kayyım ataması ardından konservatuar, 2016’da kapatıldı.
Aram Tigran’ın öğrencileri, bugün tıpkı ustaları gibi binlerce öğrenciyi yetiştirirken Tigran’ın ezgileri ise Kürdistan’ın dört bir yanında yankılanmaya devam ediyor.
MA / Ceylan Şahinli