Av. Evrim İnan: Cezasızlığa karşı aslolan kamuoyu oluşturmak

Paylaş:

MUĞLA - Erkek şiddeti, saldırı ve katliamlara karşı kadının yalnız kalmaması adına mücadele yürüttüklerini belirten Av. Evrim İnan, "Özellikle cezasızlığa karşı verdiğimiz mücadelede en önemli hususlar kamuoyu oluşturmak ve hak mücadelesi veren kadınları yalnız bırakmamak" dedi. 

Kadına yönelik erkek şiddet, saldırı ve katliamlar sokak ortasında, işyerlerinde, evde, fark etmeden her yerde sürüyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun (KCDP) verilerine göre, Şubat ayında 23 kadın katledildi, 29 kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. Bu katliamları işleyen failler ise, mevcut yargı sisteminde adeta korunurcasına, ödüllendirilircesine "yargılanıyor", "şüpheli" ölümlerde çoğu zaman bir soruşturma süreci dahi yürütülmüyor. Faillerin yargılandığı davalarda, erkek egemen bakış açısıyla hareket eden mahkemelerden çıkan kararlar, adeta cezasızlıktan, adaletsizlikten ve hukuksuzluktan besleniyor. 
 
Bodrum Kadın Dayanışma Derneği (BKD) bünyesinde gönüllü hukuk mücadelesi yürüten avukat Evrim İnan, yargının özellikle cezasızlık odaklı kararlarına karşı kadınların direnişine ilişkin ajansımıza konuşta. 
 
'MAHKEMELER CEZASIZLIK VE ERİL ZİHNİYETLE YÖNETİLİYOR'
 
Kadınların hak mücadelesinde feminist avukat ve feminist örgütlerle yol yürüdüklerinde yargılamada fail odaklı bir savunmayla hareket edildiğinin görüldüğünü belirten Evrim İnan, kadının yaşam tarzı, yaşı, bekar, çocuklu veya evli olup olmadığını sorgulamadan maruz kaldığı suç odaklı destek sağladıklarını söyledi.Evrim İnan, şu hususlara dikkati çekti: "Yargılamada cinsiyetçi bütün basma kalıp bakış açısına karşı bir mücadele veriyoruz. Yani gerektiğinde delillerin toplanmadığına dair şüphe ve endişeye düşüyor isek o zaman savcılıkla doğru delillerin hızlı bir şekilde tespit edilmesi yönünde çaba gösteriyoruz. Cezasızlık politikasına karşı mücadelemizi sürdürüyoruz. Aslında burada bizi başka tür mücadelelerden farklı kılan da hiçbir zaman vazgeçmememiz."
 
Yargılamaların da erkek şiddetinden bağımsız olmadığını vurgulayan Evrim İnan, cezasızlık politikasının odağında erkek egemen bakış açısı olduğuna işaret etti. Mahkeme salonlarında kararları verecek olan yargıçların çoğunlukla erkek olduğunu belirten Evrim İnan, "Erkek olmasa bile erkek egemen bakış açısıyla kadınları değerlendiriyorlar. Yani bir kadın gece yarısı sokakta dolaştığı zaman hak mücadelesine 1-0 yenik başlıyor. Çünkü bu toplumun ki bu Türkiye'yle de sınırlı değil tüm dünyada bakış açısı böyle. Biz de özellikle feminist avukatlar ve örgütler olarak gerçek adaleti sağlamak üzere bir politika yürütüyoruz" dedi. 
 
'DAYANIŞMA YARGIDAKİ PERVASIZLIĞIN ÖNÜNE GEÇİYOR'
 
Kadınlarla dayanışma ve desteğin öneminin altını çizen Evrim İnan, “İnanıyorum ki kadınların hak mücadelesine destek sağladığımız, duruşma salonlarında kadınları yalnız bırakmadığımız zaman kamuoyu oluşturarak, o davanın seyrini olumlu etkileyebiliyoruz. Böylece adaletin tecelli edecek şekilde bir yön verdiğimizi ve bu konuda da destek olduğumuza inanıyorum. Ve kamuoyu oluştuğu zaman yargının da ister istemez yapabileceği pervasızlığının önüne geçtiğimizi düşünüyorum" ifadelerini kullandı.  
 
Kadınların savcı ya da hakim karşısında yalnızlaştırılmasının sistematik bir boyuta ulaştığını belirten Evrim İnan, şöyle devam etti: "Dolayısıyla kadınlara destek vermemiz sadece o yalnızlığı da gidermiyor. Aynı zamanda aynı suça maruz kalmış ama kime, nasıl gideceğini bilmeyen kadınlar için de bir cesaret veriyor. Bunun da yabana atılamayacak bir güç oluştuğunu düşünüyorum. Kadınların örgütlü bir biçimde yürüttüğü mücadele kadına yönelik saldırı ve şiddetin kamuoyu nezdinde ifşa edilmesi, erkek bakış açısını rahatsız ediyor. Kadınlar olarak bu politik gücümüzü kullanmaya devam edeceğiz." 
 
MA / İbrahim Açıkyer
 
 
İlgili Haberler
Kadınlar Newroz’a akın ediyor: Barış, özgürlük ve gelecek için buradayız
Kadınlar Newroz’a akın ediyor: Barış, özgürlük ve gelecek için buradayız

Newroz alanına gelen kadınlar, farklı şehirlerden yola çıkarak ortak talepler etrafında buluştu. Alanı dolduran kadınların talepleri ise barış, özgürlük ve direniş oldu.

Nasrin Parvaz’ın Evin Zindanı deneyiminden Sara’nın hikayesine
Nasrin Parvaz’ın Evin Zindanı deneyiminden Sara’nın hikayesine

Evin Cezaevi’nde yaşadıklarını “Abbasi Lalesinin Altında” adıyla kaleme alan Nasrin Parvaz’ın hikayesi bugün İran’da direnen sayısız kadın ile benzer özellik taşıyor. O kadınlardan Sara da, genç yıllarda tanıştığı cezaevi deneyimini politik bir güce dönüştürmeyi başardı.

Newroz öncesi kiras ve fistan telaşı
Newroz öncesi kiras ve fistan telaşı

Newroz için kiras ve fistanlara yoğun talebin olduğunu belirten terzi Şerbet Aydın, günde onlarca kişinin ya elbise baktığını ya da diktirmek istediğini kaydetti.

Jin dergi ‘Savaş ve direnişi' kapağına taşıdı
Jin dergi ‘Savaş ve direnişi' kapağına taşıdı

Jin derginin 159’uncu sayısı, “Savaş ve Direniş: Hafıza, Mücadele ve Gelecek" başlığıyla çıktı.

İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh: Rejime ağlamıyor, yas yerine dans ediyoruz
İranlı gazeteci Leila Kari Khamaneh: Rejime ağlamıyor, yas yerine dans ediyoruz

İran’dan baskıcı rejim nedeniyle göç etmek zorunda kalan gazeteci Leila Kari Khamaneh, rejimin kadınlara düşman olduğunu belirterek, “Hükümet, İran halkından ağlamasını istiyor ama biz artık yas yerine dans ediyoruz” dedi.