HABER MERKEZİ - Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat tarihli çağrısının üzerinden 1 yıl geçti. PKK'nin "silahlı mücadeleye son verme" kararıyla çağrıya uyarken, Kürt sorununun çözümü için işaret edilen geçiş ve özgürlük yasalarına dair henüz bir adım atılmadı.
Kürdistan ve Türkiye başta olmak üzere Ortadoğu'daki tüm dengeleri etkileyen "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"nın üzerinden 1 yıl geçti. MHP Genel Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim 2024'te Meclis’in yeni yasama yılı açılışında sürpriz bir çıkış yaparak, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekillerinin elini sıkmasıyla başlayan süreç, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı tarihi çağrıyla büyük bir ivme kazandı.
Abdullah Öcalan, Kürt sorununu çözümünü çatışma zemininde demokratik siyasete evriltmek için söz konusu tarihte önemli bir çağrı yaptı. Abdullah Öcalan'ın çağrısına PKK'den yanıt gecikmedi; PKK, kendisini feshederek, silahlı mücadeleye son verdiğini duyurdu.
Üzerinden 1 yıl geçen süreçte birçok önemli gelişme yaşandı. Özellikle PKK'nin kendisini feshettiği 12. Kongre kararları kapsamında birçok önemli adım atıldı. Ancak Abdullah Öcalan'ın sık sık işaret ettiği geciş ve özgürlük yasalarına dair henüz herhangi bir adım atılmadı.
Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'ın "umut hakkı"na dair sözleri ise halen havada.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci öncesi ve sonrasında yaşanan gelişmeleri derledik.
2024: BAHÇELİ'NİN ÇIKIŞLARI
1 Ekim 2024: Erdoğan, Meclis'te "İsrail’in Filistin ve Lübnan’dan sonra gözünü dikeceği yerin Türkiye olacağını" söyledi ve "iç cepheyi sağlam tutma" mesajı verdi. Bahçeli, Meclis'te DEM Partili milletvekillerinin elini sıktı. Bahçeli, bu sürpriz selamlaşma için "Yeni bir döneme giriyoruz. Dünyada barış isterken kendi ülkemizde barışı sağlamak lazım" açıklamalarında bulundu.
7 Ekim: KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, "Devlet Bahçeli’nin, AKP’nin, Erdoğan’ın böyle bir niyeti, yaklaşımı varsa buyurun İmralı oradadır” açıklamasında bulundu.
8 Ekim: Bahçeli, grup toplantısında “Uzattığım el, milli birlik ve kardeşliğimizin mesajıdır. Uzattığım el, gelin Türkiye partisi olun, gelin teröre cephe alın temenni ve teklifidir” ifadelerini kullandı.
8 Ekim: DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Biz onurlu bir barış istiyoruz. Bu konuda müzakereye de diyaloga oturmaya da hazırız. Kamera karşısına çıkıp iki söz söylemekle yetinilmesiyle değil; çözüme dair bir plan ve programın kamuoyuna açıklanmasıyla konuşulabilir” yanıtı verdi.
9 Ekim: AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Cumhur İttifakı’nın uzattığı elin değerinin muhatapları tarafından anlaşılmasını ümit ediyoruz" dedi.
13 Ekim: Kürtler, yasak kararına rağmen Amed'deki "Özgürlük Mitingi"nde buluştu. 36 ilde 269 kişi gözaltına alındı.
22 Ekim: Devlet Bahçeli, ilk kez "umut hakkı"nı ağzına aldı. Öcalan’a "TBMM çatısı altında konuşma" çağrısında bulundu. Bahçeli, tecridin kaldırılması halinde Öcalan'ı Meclis'e davet ederek, "örgütün lağvedildiğini haykırmasını" istedi.
22 Ekim: Tülay Hatimoğulları, “Ortadoğu ve Türkiye’de barışın muhatabı İmralı’da ağır tecrit altında bulunan sayın Abdullah Öcalan’dır. Çözümün yolu TBMM’dir. Biz inisiyatif almaya hazırız. Bir başlangıç olarak tecrit kaldırılsın” çağrısında bulundu.
23 Ekim: Ankara'da Türk Havacılık ve Uzay Sanayi’ne (TUSAŞ) silahlı bir eylem gerçekleştirildi. PKK eylemi üstlendi. PKK’nin açıklamasında, saldırının “otonom” olarak tabir edilen bir ekip tarafından yapıldığı belirtildi ve "Bu eylemin Türkiye’de son ayda tartışılan siyasal gündemle asla bir ilişkisi yoktur" denildi.
ÖCALAN İLE İLK TEMAS
23 Ekim: Abdullah Öcalan’ın yeğeni DEM Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan, İmralı’ya gitti. Ömer Öcalan, Abdullah Öcalan’ın ilettiği şu mesajı paylaştı: “Tecrit devam ediyor. Koşullar oluşursa bu süreci çatışma ve şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekecek teorik ve pratik güce sahibim.”
24 Ekim: PKK Yürütme Komitesi üyesi Murat Karayılan, "Önder Apo’nun özgürlüğünü eksen almayan çözüm arayışları bizim için yok hükmündedir. (…) Mandela yasası çerçevesinde Önder Apo’ya yaklaşılarak diyalogların geliştirilmesi, beraberinde sorunun köklü çözümünü de getirebilir” dedi.
KAYYIMLAR DURMADI
30 Ekim: İstanbul'da "Kent Uzlaşısı" ile kazanılan Esenyurt Belediyesi'nin başkanı Ahmet Özer gözaltına alındı. 1 gün sonra belediyeye kayyım atandı. Özer ise tutuklandı.
4 Kasım: DEM Parti yönetimindeki Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi, Êlih ve Riha’nın Xelfetî (Halfeti) belediyelerine kayyım atandı.
BESÊ HOZAT: ÖNDER APO’NUN İRADESİNİN ARKASINDAYIZ
6 Kasım: Besê Hozat, İmralı'da 43 ay sonra gerçekleşen görüşmeye işaret ederek, "Önder Apo hazırdır. Biz de Önder Apo'nun iradesinin arkasındayız” dedi.
7 Kasım: İzmir’de Kürt kurumları ve Kürt siyasetçilerine yönelik gözaltı operasyonları gerçekleşti.
8 Kasım: Erdoğan, "Terörle mücadelemizde değişen bir şey olmayacak” diyerek, Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef aldı.
20 Kasım: Yerine kayyım atanan Colemêrg Belediye Eşbaşkanı Mehmet Sıddık Akış'a 9 yıl hapis cezası verildi. Dêrsim Belediye Eşbaşkanı Cevdet Konak ile Pulur Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'e 6 yıl 3'er ay hapis cezası verildi.
22 Kasım: DEM Partili Dêrsim ve CHP’li Pulur belediyelerine kayyım atandı.
29 Kasım: Wan’ın Miks (Bahçesaray) Belediyesi'ne kayyım atandı.
KUZEY VE DOĞU SURİYE'YE SALDIRI
8 Aralık: Heyet Tahrir el Şam, Şam'da kontrolü ele geçirdi. Esad rejimi devrildi.
9 Aralık: Erdoğan, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların süreceğini belirterek, “Türkiye, sınırlarının ötesinde yeni terör çıbanbaşlarının ortaya çıkmasına göz yummayacaktır” dedi.
10-13 Aralık: Saldırıların artması nedeniyle birçok kentte protesto eylemleri başladı. Mêrdîn'in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde bulunan Qamişlo sınırında nöbet eylemi başlatıldı.
16 Aralık: Özerk Yönetim, yeni Suriye inşasında diyalog için 10 maddelik beyanname yayınladı. Özerk Yönetim; “Süreci başarıyla yürütmek için birlik olmamız gerekmektedir. Ortak bir yol haritası çizmek için birlik ve ortak çalışma yürütmek gereklidir. Suriye’yi yıkıma sürükleyen dışlama ve inkar politikaları son bulmalıdır. Tüm siyasi güçler yeni Suriye inşasında yerini almalıdır” çağrısında bulundu.
16 Aralık: Demokratik Kurumlar Platformu, Amed’den Ankara’ya “Demokratik Çözüm ve Özgürlük Yürüyüşü” başlattı.
19 Aralık: Kuzey ve Doğu Suriye'deki gelişmeleri takip eden gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin, Tişrîn Barajı ve Sirîn beldesi arasındaki yolda hedef alındı. İki gazeteci, Türkiye'nin SİHA saldırında katledildi.
20 Aralık: “Demokratik Çözüm ve Özgürlük Yürüyüşü” Ankara’da sona erdi.
ÖCALAN: EHİL VE KARARLILIĞA SAHİBİM
28 Aralık: İmralı’ya ilk ziyaret gerçekleşti. İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, İmralı’ya gitti.
29 Aralık: Abdullah Öcalan'ın “Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim. Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım” mesajı açıklandı.
31 Aralık: Bahçeli, İmralı'da yapılan görüşmeyi “Hayırlı bir başlangıcın ivmesi olmuştur” şeklinde yorumladı. Bahçeli, ayrıca "Ortada yeni bir çözüm veya açılım diye bir süreç yoktur" diye kaydetti.
2025: İMRALI HEYETİ TEMASLARA BAŞLADI
2-8 Ocak: DEM Parti İmralı Heyeti'nin siyasi partilerle temasları başladı.
8 Ocak: Türkiye'nin saldırılarına karşı Tişrîn Barajı'nda nöbet eylemi başladı.
9 Ocak: Erdoğan ile Bahçeli bir araya geldi.
10 Ocak: DEM Parti yönetimindeki Mersin’in Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanları Hoşyar Sarıyıldız ve Nuriye Arslan ile meclis üyeleri gözaltına alındı,
11 Ocak: İmralı Heyeti, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile Leyla Güven'i cezaevinde ziyaret etti. 3 isim de sürece destek verdiklerini ifade etti.
13 Ocak: Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atandı.
13 Ocak: İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşen Sırrı Süreyya Önder, Öcalan’ın tutumunun net olduğunu ve Kürtlerin özgürlüğü kadar güvenliğini de öncelediğini söyledi.
15 Ocak: Erdoğan, İmralı Heyeti’nin temaslarına değinerek, "Heyetin temaslarının olumlu geçtiğini görüyorum. Şayet, gerekli çağrı yapılır, terör örgütü ve bağlantılı yapılar da adımları atarsa kazanan Türk’üyle, Kürt’üyle tüm Türkiye olacaktır. Eğer örgüt çağrıya kulak tıkar ve ipe un sererse o zaman biz terörsüz Türkiye hedefimizi başka yöntemlerle gerçekleştiririz” ifadelerini kullandı.
18 Ocak: KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Öcalan’ın rolünü oynayabilmesi için tecridin kaldırılması gerektiğini ancak devletin demokratikleşme için bir adım atmadığını söyledi.
18 Ocak: Türkiye’nin Tişrîn'e dönük gerçekleştirdiği saldırıda tiyatrocu Bavê Teyar (Cûma Xelîl Îbrahîm) yaşamını yitirdi.
İMRALI’YA İKİNCİ ZİYARET
22 Ocak: İmralı Heyeti, Öcalan ile ikinci kez görüştü. Bolu yangını nedeniyle kısa bir açıklama yapıldı ve “Sayın Öcalan’ın sürece ilişkin çalışmaları devam etmektedir. Bu konudaki hazırlıkları tamamlandıktan sonra kamuoyuna gerekli açıklamalar yapılacaktır” denildi.
26 Ocak: MİT Başkanı İbrahim Kalın, ikinci kez Şam’a giderek, Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet Şara ile görüştü.
27 Ocak: Gazeteci Aziz Köylüoğlu, Silêmaniyê'nin Ranya ilçesinde Türkiye'nin hava saldırısında hayatını kaybetti.
29 Ocak: Sêrt Belediyesine kayyım atandı.
Ocak ayı: Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarında en az 41 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. 245 kişinin de yaralandığı belirtildi.
ASRIN ÇAĞRISI: 27 ŞUBAT
11 Şubat: Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi.
12 Şubat: PKK, "Önder Apo’nun beklenen açıklamasıyla yeni bir süreç başlayacaktır. Her şey bir açıklama ile gerçekleşmeyecek ve her şeyi sadece Önder Apo yapmayacaktır. Sorun hepimizin olduğu gibi, görev de hepimizindir" açıklaması yaptı.
15 Şubat: Wan Büyükşehir Belediyesi'ne kayyım atandı.
15 Şubat: Türkiye'nin Tişrîn'e dönük hava saldırısında gazeteci Egît Roj hayatını kaybetti.
16-19 Şubat: İmralı Heyeti, Federe Kürdistan Bölgesi'nde Mesut Barzani, Neçirvan Barzani ve Bafıl Talabani ile görüştü.
18-21 Şubat: HDK'ye yapılan operasyonlarda aralarında siyasi parti yöneticileri, sendikacı, sanatçı ve gazetecilerin de yer aldığı 52 kişi gözaltına alındı. 30 kişi daha sonra tutuklandı.
24 Şubat: Qêrs’in Qaxizman (Kağızman) Belediyesi'ne kayyım atandı.
27 Şubat: İmralı Heyeti genişletildi. Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Özgür Erol’dan oluşan 7 kişilik heyet, İmralı’ya gitti. Heyet aynı gün Öcalan’ın mesajını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan, mesajında “Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir” dedi. Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan'ın heyete söylediği "Şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK'nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir" sözünü aktardı. Çağrı tüm dünyada geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletleri'nin yanı sıra dünyadan birçok ülke Öcalan’ın mesajına destek açıklamaları yaptı.
28 Şubat: Erdoğan, Öcalan’ın çağrısına dair “Cumhur İttifakı ortağımız sayın Devlet Bahçeli'nin cesur inisiyatifiyle başlayan, bizim kararlı tutumumuzla ilerletilen terörsüz Türkiye çabalarında dün itibarıyla artık yeni bir safhaya geçilmiştir" açıklaması yaptı.
PKK'DEN ATEŞKES KARARI
1 Mart: PKK Yürütme Konseyi ateşkes ilan etti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Çağrının içeriğine olduğu gibi katılıyoruz ve kendi cephemizden çağrının gereklerine uyacağımızı ve uygulayacağımızı belirtiyoruz. Bugünden geçerli olmak üzere ateşkes ilan ediyoruz."
1 Mart: Bahçeli, “27 Şubat 2025 tarihinde DEM heyeti tarafından kamuoyuna okunan ve İmralı’da kaleme alınan açıklama baştan sona değerli ve önemlidir” açıklaması yaptı.
6 Mart: HPG, ateşkes kararına rağmen Türkiye’nin 828 saldırı düzenlediğini açıkladı.
10 Mart: QSD Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Ehmed El-Şera, arasında 10 maddelik anlaşma imzalandı.
12 Mart: İmralı Heyeti, yeniden siyasi partileri ziyarete başladı.
13 Mart: HPG Basın İrtibat Merkezi, ateşkes kararlarına rağmen Türkiye’nin 2 günde 715 saldırı düzenlediğini açıkladı.
10-16 Mart: DEM Parti, DBP ve TJA, “Barış ve Demokratik Toplum İçin Halk Buluşmaları” kapsamında 50 bin kişiye ulaşarak, süreç hakkında halkı bilgilendirdi.
19 Mart: Duran Kalkan, “Söz var, pratik yok” diyerek, iktidar ve devletin adım atmadığını söyledi. Kalkan, Abdullah Öcalan’ın olmadığı bir kongrede kimsenin karar alamayacağını söyledi.
20 Mart: Erdoğan, “Hem kararlıyız hem de samimiyiz. Karşımızdakilerden de aynı harbi ve yapıcı yaklaşımı bekliyoruz" açıklaması yaptı.
21 Mart: Murat Karayılan, sürecin Abdullah Öcalan tarafından yürütülmesi gerektiğini belirterek, kongrenin toplanması için saldırıların durması gerektiğini söyledi.
21 Mart: Milyonlar Newroz alanlarında Öcalan'ın özgürlüğünü haykırdı. Hükümete "adım atın" çağrısı yapıldı.
23 Mart: 19 Mart'ta gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "yolsuzluk" iddiasıyla tutuklanmasına karar verildi.
25 Mart: Federe Kürdistan Bölgesi’ne giden DEM Parti ve DBP heyeti kimi temaslarda bulundu.
31 Mart: Öcalan ve İmralı'daki tutsaklar Ömer Hayri Konar, Hamili Yıldırım ve Veysi Aktaş, Ramazan Bayramı dolayısıyla yakınlarıyla görüşme gerçekleştirdi.
1 Nisan: Gençler, Amed’den Amara’ya yürüyüş startı verdi.
2 Nisan: HPG Basın İrtibat Merkezi, Mart ayında eylemsizliğe rağmen Türkiye tarafından kendilerine dönük toplamda 11 bin 585 saldırı gerçekleştiğini belirtti.
4 Nisan: Riha’nın Xelfetî (Halfeti) ilçesine bağlı Amara’da yürüyüş son buldu. Düzenlenen şölende Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü haykırıldı.
7 Nisan: HPG, Garê'de gerçekleşen SİHA saldırısında 2 HPG'linin hayatını kaybettiği duyurdu.
10 Nisan: DEM Parti İmralı Heyeti ile Erdoğan görüştü. Sırrı Süreyya Önder, "Çok pozitif bir görüşme oldu. Çok daha umutluyuz" dedi.
13 Nisan: Cemil Bayık, "Bizim tek şartımız İmralı Cezaevi'nde Önder Apo'ya uygulanan tecridin kaldırılması ve onun özgürce çalışabilmesidir" açıklaması yaptı.
15 Nisan: Sırrı Süreyya Önder, geçirdiği kalp krizi nedeniyle hastaneye kaldırıldı.
18 Nisan: HPG, 15-18 Nisan’da toplam 627 saldırı gerçekleştiğini açıkladı.
19 Nisan: YNK Genel Başkanı Bafil Talabani, PKK’nin kongresinin Türkiye’nin saldırıları nedeniyle toplanamadığını açıkladı.
21 Nisan: İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol, Abdullah Öcalan ile görüştü. Öcalan, “Herkesin Önder’in kaldığı hastaneye gittiğini, onun anısına bağlılığını beyan ettiğini görüyorum. Bağlılığın gereği, onun barış çabasını pratikleştirmekten geçer” mesajı verdi.
ROJAVA'YA ZİYARET
22 Nisan: HDK, DEM Parti ile DBP, Federe Kürdistan Bölgesi ziyaretleri kapsamında Hewlêr’de birçok siyasi partiyle bir araya geldi.
24 Nisan: DEM Parti Heyeti ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile görüştü. Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Sayın Öcalan’ın koşullarının en önemli başlık olduğunu ve artık bu koşulların amasız fakatsız düzeltilmesi gerektiğini ifade ettik” dedi.
24 Nisan: DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ve DEM Partili milletvekillerinin içinde olduğu heyet, Kuzey ve Doğu Suriye'ye geçti.
2 Mayıs: HPG, Türkiye’nin ateşkes kararına rağmen Nisan ayı boyunca Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki alanları bin 76 kez bombaladığını duyurdu.
3-4 Mayıs: Sırrı Süreyya Önder, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Önder, AKM'de düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı.
6 Mayıs: Erdoğan, Bahçeli ile bir araya geldi.
PKK KONGRESİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ
9 Mayıs: PKK, 12'nci Kongre'nin 5-7 Mayıs tarihleri arasında yapıldığını duyurdu. DEM Parti, "Bugün Türkiye yakın tarihinin en önemli, en kritik eşiklerinden birine dair tarihi bir tanıklık içindeyiz" açıklaması yaptı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, “PKK'nin yapacağı açıklama her neyse biz iyi karşılayacağız” dedi.
10 Mayıs: Amed’de "Demokratik Birlik İnisiyatifi” ilan edildi. Yapılan toplantıda, Kürt sorunun çözümü için devlete adım atması çağrısı yapıldı.
12 Mayıs: PKK, 12. Kongresi'nin sonuç bildirgesinde "Çalışmaları sonlandırdık" denildi. Açıklamada, kongrenin hayatını kaybeden PKK'nin öncü kadrolarından Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun'a atfedildiği belirtildi. Toplamda 232 delegenin katılımıyla gerçekleşen PKK 12. Kongresi’nin kararlarının uygulanmasının Abdullah Öcalan’ın süreci yürütüp yönlendirmesi, demokratik siyaset hakkının tanınması ve sağlam bütünlüklü bir hukuki güvenceyi gerektirdiği vurgulandı.
12 Mayıs: PKK’nin açıklamasını “barış tohumları umutla sulanmış, çiçek açmıştır” olarak yorumlayan Bahçeli, “Tarihsel sorumluğu üzerine alan PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan’a, İmralı-DEM heyetlerine ve DEM Parti’nin eş genel başkanlarına şükranlarımı sunuyorum” dedi. Erdoğan ise, “Alınan kararı ülkemizin güvenliğinin milletimizin ebedi kardeşliğinin perçinlenmesi adına önemli buluyoruz. Terörsüz Türkiye' hedefimize engelleri aşarak, önyargıları kırarak, fitne ve nifak tuzaklarını bozarak, emin adımlarla yürüyoruz. Alınan kararı ülkemizin güvenliğinin milletimizin ebedi kardeşliğinin perçinlenmesi adına önemli buluyoruz. Bu açıklamayı örgütün tüm uzantılarını da kapsayan bir karar olarak değerlendiriyoruz" açıklaması yaptı.
13 Mayıs: Abdullah Öcalan'dan “Büyük bir üzüntüyle Ali Haydar Kaytan ve Rıza Altun’un şehadetini duymuş ve öğrenmiş bulunmaktayım. Daha sonra yoldaşların anısına kapsamlı değerlendirmeler yapmak kaydıyla, şimdilik büyük bir saygıyla anma dileklerimi belirtiyorum. Bu vesileyle tarihi 12. kongrede alınan kararları ve önümüzdeki döneme ilişkin mesajları saygıyla selamlıyorum” mesajı geldi.
18 Mayıs: İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüştü.
PERSPEKTİF YAYIMLANDI
4 Haziran: Serxwebûn gazetesi, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın PKK’nin 12. Kongresi'ne gönderdiği perspektiflerin tamamını ve kongreye ait tüm belgeleri yayımladı.
5 Haziran: HPG, Zap bölgesine dönük 27 ve 30 Mayıs tarihli saldırılarda 2 gerillanın yaşamını yitirdiğini duyurdu.
6 Haziran: Tuncer Bakırhan, Eren Bülbül'ün annesini arayarak bayramını kutladı. Görüşmede Ayşe Bülbül, "Artık anneler ağlamasın" diyerek sürece desteğini dile getirdi.
8 Haziran: İmralı’da Abdullah Öcalan ve cezaevindeki diğer 6 tutsak, aileleriyle bayram görüşü gerçekleştirdi. Abdullah Öcalan, 26 yıl sonra ilk kez çocuk yeğenleriyle bayram ziyaretinde görüşebildi.
17-18 Haziran: Kürdistan’dan 16 baro başkanı, Ankara’ya giderek siyasi parti temsilcileriyle Anayasa ve süreç gündemiyle ilgili bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Meclis'te temsil edilen partilere 17 maddelik çözüm önerisi sunuldu.
26 Haziran: Buldan ve Mithat Sancar, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş görüştü. Pervin Buldan, “Süreç önemli bir aşamaya geldi ve bunları önümüzdeki günlerde paylaşacağız” dedi. Sancar ise sürecin hukuksal güvenceye alınması için Meclis’in hayati rol oynayacağını vurguladı.
26 Haziran: Ankara 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi, Kobane Davası'nda 36 siyasetçi hakkında 16 Mayıs 2024'te açıkladığı mahkumiyet kararlarının gerekçesini açıkladı. Gerekçeli karar 32 bin 630 sayfadan oluştu.
2 Temmuz: KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu, devlet içinde bir kesimin süreci bozmak istediğini belirterek, "Sürecin doğru anlaşılması için devletin çaba göstermesi gerekir. Bunun yolu Önder Apo’nun özgürlüğün sağlanmasında geçer" dedi
6 Temmuz: İmralı Heyeti, Öcalan ile görüştü. Açıklamada, “Bu sürecin bütünlüklü olarak Türkiye’nin demokratikleşme sürecine yapacağı katkıya duyduğu umudun, güvenin ve inancın son derece güçlü olduğunu gördük” denildi.
7 Temmuz: İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar, AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüştü. Görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.
7 Temmuz: Mehmet Öcalan ve vasi Mazlum Dinç, Öcalan ile görüştü.
8 Temmuz: Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne “ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası” ile ilgili yeni bir "eylem planı" sunan Türkiye, Abdullah Öcalan'ı “umut hakkı"ndan muaf tuttuğunu tekrarladı.
8 Temmuz: Manavgat Belediyesi Başkanı Niyazi Nefi Kara, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar tutuklandı. Semsûr Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, adli kontrolle serbest bırakıldı.
26 YIL SONRA ÖCALAN'DAN GÖRÜNTÜLÜ MESAJ
9 Temmuz: Öcalan ve tutsak arkadaşlarının yer aldığı videolu mesaj yayınlandı. Abdullah Öcalan, "Varılan aşama, yeni adımlarla pratiğe geçmeyi gerekli kılmaktadır. Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum. Ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum" çağrısı yaptı.
9 Temmuz: Zeydan Karalar ve Büyükçekmece Belediye Başkan Vekili Ahmet Şahin görevden uzaklaştırıldı.
10 Temmuz: KCK, Abdullah Öcalan'ın yaptığı çağrıya dair "Önder Apo'nun bizden istediği adımı atma kararlığındayız. Sürecin tek taraflı ve sadece bizim atacağımız adımlarla ilerlemeyeceği bilinmelidir. Sürece doğru yaklaşılmalı ve atılması gereken adımlar atılmalıdır" açıklaması yaptı.
SİLAH İMHA TÖRENİ
11 Temmuz: Barış ve Demokratik Toplum Grubu, Öcalan'ın çağrısı üzerine Silêmaniyê kenti kırsalında bulunan Şikefta Casenê'de silahları imha töreni düzenledi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ile Nedim Seven, Tekoşin Ozan ve Tekin Muş grupta yer aldı. Barış ve Demokratik Toplum Grubu, "Bundan sonra özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelemizi, demokratik siyaset ve hukuk yöntemiyle yürütmek amacıyla ve demokratik entegrasyon yasalarının çıkarılması temelinde silahlarımızı özgür irademizle imha ediyoruz" açıklaması yaptı.
11 Temmuz: Erdoğan, "Bugün atılan önemli adımın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ülkemizin güvenliği, milletimizin huzuru ve bölgemizde kalıcı barışın tesisi için yürüdüğümüz bu yolda Cenab-ı Allah hedeflerimize ulaşmayı bizlere nasip eylesin" açıklaması yaptı.
12 Temmuz: Türkiye, Amêdiye kırsalını havan toplarıyla 5 kez bombaladı.
16-18 Temmuz: İmralı Heyeti, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ve siyasi partilerle görüştü.
25 Temmuz: Asrın Hukuk Bürosu avukatları, müvekkilleri Abdullah Öcalan’ın "umut hakkı" için Bakanlar Komitesi’ne bildirimde bulunarak, 11 yılı aşkın süredir Türkiye’nin adım atmaması nedeniyle ihlal prosedürünü başlatmasını istedi.
25 Temmuz: İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüştü. İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Veysi Aktaş, 31 yıl 3 ay sonra tahliye edildi.
28 Temmuz: Öcalan, aile görüşü kapsamında vasisi Mazlum Dinç ve yeğeni Ömer Öcalan ile görüştü. Ömer Öcalan, "Sayın Öcalan, barış ve demokratik çözüm konusunda umut ve kararlılığını korumakta ve sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için ‘tüm kesimlerin sürece katılımının hayati bir ihtiyaç’ olduğunun altını çizmektedir" diye kaydetti.
MECLİS'TE KOMİSYON KURULDU
5 Ağustos: Meclis’te kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ilk toplantısını gerçekleştirdi. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, “Yeni dönem siyasetin, düşüncenin ve vicdanın daha çok konuşulduğu bir dönem olmak zorundadır. Ancak artık güvenliğin yanı sıra özgürlüğün, eşitliğin ve adaletin imkanlarını ve gücünü daha da yüksek sesle konuşmanın zamanı gelmiştir” dedi.
8 Ağustos: Öcalan, Mexmûr Kampı'na gönderdiği mesajda, “Avrupa, Mexmur ve tüm sürgündekiler için şunu düşünüyorum. Tümünün dönüşü kolektif olacak ve coğrafyayı biz belirleyeceğiz. Dönmek istiyorlar mı? Öyle inanıyorum ki yarı yarıya dönmek isteyenler olacaktır. Kolektif dönüşü düşünmeliyiz. Bu temelde Mexmur halkıma selamlarımı iletin” ifadelerini kullandı.
9 Ağustos: Suriye geçiş hükümeti, Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Paris’te yapılması planlanan görüşmelere katılmayacağını açıkladı.
9 Ağustos: HPG komutanlarından Murat Karayılan, komisyona önemli rol düştüğüne işaret ederek, "Biz meselenin bir tarafıyız ve düşüncelerimizin alınması gerekir. Baş müzakerecimiz Önder Apo'dur, bunun için de Önder Apo'ya başvurmalarını umuyoruz" açıklaması yaptı.
21 Ağustos: Meclis’te kurulan komisyona davet edilen Barış Annesi Nezahat Teke’nin Kürtçe konuşması engellendi.
28-29 Ağustos: İmralı Heyeti, Öcalan ile görüştü. Öcalan'ın "Demokratik toplum, barış ve entegrasyonun, bu sürecin üç kilit kavramı olduğunu" söylediği belirtildi.
31 Ağustos: Öcalan, 1 Eylül dolayısıyla gönderdiği mesajında, “Gerçek barış; özgürlüğün, demokrasinin ve toplumsal adaletin yaşamın bütün alanlarında vücut bulmasıyla mümkündür. Bu toplumsal dönüşüm önümüzdeki yeni dönemin temel görevidir” dedi.
BAKANLAR KOMİTESİ KARARI
12 Eylül: Bahçeli, "Barış tek kanatlı bir kuş değildir. Barışı uçurabilmek için ikinci kanadının da olması gerekiyor. Barışın tek kanadı Öcalan tarafından gerçekleştirilmiştir. Şimdi beraberce yaşayabilmenin şartlarının neler olması gerektiği aşamasına gelinmiştir" açıklaması yaptı.
13 Eylül: Murat Karayılan, Kürt Kültür Festivali için gönderdiği videolu mesajda, “Her ihtimale hazır olmalıyız. Ama her şeyden önce Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum hamlesini, demokratik sosyalizm yürüyüşünü güçlü bir şekilde ileriye götürmeliyiz” dedi.
15 Eylül: Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez, Raziye Öztürk ve Cengiz Yürekli, 6 yıl sonra ilk kez İmralı'da avukat görüşü gerçekleştirdi.
17 Eylül: Asrın Hukuk Bürosu, Abdullah Öcalan’ın “ara dönem” yasalarını kapsayacak hukuksal çözümlerin gerektiğine işaret ettiğini belirterek, Abdullah Öcalan’ın “Barış ve demokratik toplum sürecinin kat ettiği merhale itibariyle hukuksal çözüm aşamasına geldiğini belirtmiştir” dediğini aktardı.
18 Eylül: Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, "umut hakkı"nı gündemine aldı. Komite, Türkiye’ye Haziran 2026’ya kadar süre tanıdı. Komite, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile birlikte kurulan Milli Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu’na da atıfta bulunarak, düzenleme yapılmasını istedi.
3 Ekim: DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüştü. Abdullah Öcalan, "27 Şubat açıklamasında belirttiğimiz, sürecin gelişmesinin siyasi ve hukuki gerekliliklere bağlı olduğu cümlemizin arkasındayız" diyerek, cumhuriyetin yeni yüzyılının barış ve demokrasi hukuku üzerine kurulması gerektiğini ifade etti.
12 Ekim: Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Êlih'te Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğü için büyük bir miting düzenlendi.
13 Ekim: Asrın Hukuk Bürosu, Abdullah Öcalan ile görüştü. Abdullah Öcalan, "Umut ilkesi devletin atması gereken bir adımdır. Bu bagajı kaldırması lazım. Bu, binlerce insanı etkileyen bir meseledir" dedi.
16 Ekim: Irak ve Suriye'ye asker gönderme tezkeresinin 3 yıl uzatılması için Meclis'e tezkere sunuldu.
26 Ekim: Qendîl’de önemli bir açıklama yapıldı. Hareket Yönetimi imzasıyla yapılan açıklamada, PKK 12’nci Kongre kararları kapsamında HPG ve YJA-Star gerillalarının “Medya Savunma Alanları”na geri çekilmeye başladığı duyuruldu. Karar kapsamında geri çekilen 25 HPG ve YJA-Star gerillası da açıklamaya katıldı. Sabri Ok, "PKK’ye özgü Geçiş Hukuku esas alınmalı, demokratik siyasete katılabilmek için gerekli özgürlük ve demokratik entegrasyon yasaları gecikmeden çıkarılmalıdır" çağrısı yaptı.
28 Ekim: Cemil Bayık, “26 Ekim’deki açıklama, Hareketimizin barış ve demokratik toplum amacını gerçekleştirmedeki kararlı iradesini ortaya koymaktadır. Devlet de entegrasyon yasalarını bir an önce çıkarmalıdır” açıklaması yaptı.
30 Ekim: DEM Parti İmralı Heyeti, Tayyip Erdoğan ile görüşme yaptı ve şu açıklamayı yaptı: "Sürecin daha hızlı ve sağlıklı ilerlemesini sağlayacak adımların atılması konusunda karşılıklı anlayış ve fikir birliği içinde olduğumuzu memnuniyetle belirtmek isteriz.”
31 Ekim: Meclis komisyonunda yer alan milletvekilleri, İRA ve İngiltere deneyimini incelemek için İrlanda’ya gitti.
17 Kasım: Barış ve Demokratik Süreci kapsamında gerilla güçlerinin Zap alanından başka alanlara çekildiği açıklandı. Hareket Yönetimi imzasıyla yayınlanan açıklamada “Bu yeni adımımızın, Kürt sorununun çözümüne ve Türkiye’nin barışı ve demokratikleşmesine hizmet edeceği inancındayız” denildi.
20 Kasım: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Dayanışma Komisyonu, Abdullah Öcalan’ın ziyaret edilip edilmeyeceğini oylamaya sundu. CHP’nin komisyondan ayrılmasıyla 51 üyeden 40’ının katıldığı oturumda, 32 üye ziyarete “evet” oyu kullanarak nitelikli çoğunluğu sağladı. Demokrat Parti ve HÜDA PAR “ret” oyu verirken, Yeni Yol Partisi çekimser kaldı.
22 Kasım: Almanya'daki uluslararası konferansa mesaj gönderen Abdullah Öcalan, “Kalıcı barış ve gerçek çözüm için, hukukun yeniden inşa edilmesi ve demokratik siyasetin kurumsallaştırılması, vazgeçilmez bir gerekliliktir” dedi.
24 Kasım: AKPli Hüseyin Yayman, MHPli Feti Yıldız ve DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, İmralı'da Abdullah Öcalan ile görüştü.
29 Kasım: KDP Genel Başkanı Mesud Barzanî, sürece dair yaptığı açıklamayla Abdullah Öcalan’a teşekkür etti.
6-7 Aralık: İstanbul'da “Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı” düzenlendi. Konferansta Abdullah Öcalan'ın mesajı okundu. Mesajda, "Bugün demokratik toplum sosyalizmi temelinde demokratik kurtuluşa yürüme zamanıdır” diye kaydedildi. Ayrıca demokratik entegrasyona dair "Özgür yurttaş yasası, barış ve demokratik toplum yasası ile özgürlük yasaları" önerilerine yer verildi.
17 Aralık: Meclis komisyonu, nihai raporun hazırlanması için “Yazım ekibi” oluşturma kararı aldı.
20-24 Aralık: DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdi.
24 Aralık: Meclis komisyonunun süresi 2 ay uzatıldı.
6 Ocak: Suriye Geçiş Hükümeti, Halep'te Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine saldırı başlattı. 6 gün devam eden çatışmalarda hayatını kaybeden bir kadın savaşçının cansız bedenin binadan attı. Ayrıca onbinlerce kişi göçe zorlandı, yüzlerce kişi kaçırıldı, birçok kişi işkenceye maruz bırakıldı ya da katledildi. Evler yağmalandı, hastane bombalandı ve bazı kişiler infaz edildi. Şêx Meqsûd ve Eşrefiye İç Güvenlik Güçleri, katliam tehditlerine karşı "savunma" kararı aldı ve büyük bir direniş gösterdi. Şam'ın "tahliye" için gönderdiği otobüsler boş bir şekilde geri dönmek zorunda kaldı. Her iki mahallenin ardından sırasıyla Dêr Hafir, Tabqa, Rakka, Dêrazor, Kobanê ve Hesekê kentleri hedef alındı.
8 Ocak: KCK Dış İlişkiler Komitesi, 10 Mart mutabakatına işaret ederek, “Halkımızın ulusal birlik temelinde Kürdistan’ın dört parçası ve yurt dışında Kobani ruhuyla bu direnişe katılması ve seferber olması yurtseverlik görevidir” çağrısı yaptı.
13 Ocak: KCK, yeni bir açıklama yaparak, Halep saldırısının ateşkesi bozmaya yönelik olduğunu belirtti. Ayrıca, sürecin sabote edilmeye çalışıldığını ve saldırıların da Halep ile sınırlı kalmayacağı uyarısı yaptı.
17 Ocak: Demokratik Birlik İnisiyatifi, tüm parti ve örgülere "ulusal birlik hayati bir önemde ve aciliye içeriyor" çağrısı yaptı.
17 Ocak: DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile görüştü. Bir gün sonra yapılan açıklamada, "Görüşmenin ana gündemi ise Suriye’de yaşanan gelişmelerdi. Çatışmalar ve artan gerilim nedeniyle son derece endişeli olduğunu belirten Sayın Öcalan, bu durumu Barış ve Demokratik Toplum Sürecini baltalama girişimi olarak değerlendirdi. Suriye’deki tüm sorunların ancak diyalog, müzakere ve ortak akılla çözülebileceğini ve çözülmesi gerektiğini ısrarla vurguladı. Kendisinin de bu sorunun konuşularak çatışma zemininden çıkarılması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduğunu söyledi. Bu konuda tüm aktörlerin ve tarafların üzerlerine düşen pozitif rolü oynamalarına ve özenle sorumlu davranmalarına dair çağrısını yineledi" denildi.
18 Ocak: KCK, "Bu saldırılar tüm Kürtlere yönelik komplodur. Bu açıdan tüm Kürtler bu saldırıları kendilerine karşı yapılmış olarak görmeli, ulusal birlik ve tutum tam da bugünlerde gösterilmelidir. Seferberlik çağrısına halkımız karşılık vermelidir” açıklaması yaptı.
23 Ocak: Meclis komisyon heyetinin Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin tutanakları Meclis'in resmi sayfasında paylaşıldı. Abdullah Öcalan, Türkiye'de "Demokratik Cumhuriyet", Ortadoğu'da "Demokratik Ortadoğu" modelini önererek, bunun yerel demokrasisiz ve sivil toplumsuz asla olmayacağını vurguladı.
30 Ocak: Özerk Yönetim ile Şam arasında yapılan yeni anlaşma duyuruldu. Anlaşmayla ateşkes ilan edildi. QSD'nin tugaylar şeklinde orduya entegre edilmesi, askeri güçlerin belirlenen alanlara çekilmesi, Kürtlerin haklarının yasal güvenceye alınması kararları alındı. Söz konusu tarihten bu yana temaslar ve karşılıklı adımlar atılmaya devam ediyor. Ancak Kobanê üzerindeki kuşatma tam olarak kaldırılmış değil. Söz konusu anlaşmanın sağlanmasında Abdullah Öcalan önemli bir rol oynadı. Çatışmaların şiddetlendiği kritik günlerde devreye giren Abdullah Öcalan, QSD başta olmak üzere devlet ve Güney Kürdistanlı siyasetçilere önemli mesajlar ilettiği ve uyarılarda bulunduğu öğrenildi.
7 Şubat: Dîlok’ta konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın "30 Ocak anlaşmasının olmasını sağladığını" söyledi.
12 Şubat: DEM Parti İmralı Heyeti, Tayip Erdoğan ile yaptıkları görüşmeye dair, "Görüşmede, sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak irade bir kez daha teyit edildi. Yürütülen süreçle ilgili somut ve güven verici adımların atılması için TBMM’nin, ilgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının çalışmalarını yoğunlaştırmalarına ihtiyaç duyulduğu dile getirildi" açıklaması yaptı.
16-18 Şubat: İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile yeni bir görüşme gerçekleştirdi. 2 gün sonra geniş bir açıklama yapıldı. Abdullah Öcalan, "TBMM Komisyon raporunun temel toplumsal gerçeklerle uyumlu olması gerekir. Sürecin bundan sonraki ilerleyişinde komisyon raporunun bu niteliği son derece önemli olacaktır. ‘Terörü tasfiye’ mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder" diye vurguladı.
* Kürt varlığının inkâr edilmemesi, mimarinin kurulması anlamına gelmez. Mimari, yasasız ve ilkesiz olmaz. Meseleyi birkaç ceza hukuku maddesi değişikliğine indirgemek de doğru olmaz. Bu mimarinin ana unsurları, yani entegrasyonun temel ilkeleri 27 Şubat bildirgesinde var. Bu bir siyasi programdır.
*Bir vatandaşlık tanımı meselesi var. Vatandaşlık, devletle kurulan bağı ifade eder. Vatandaşlık; etnisiteye, dile, inanca, düşünce sistemine bakılmaksızın devletle bağlılığı anlatır. Mesela sosyalist mi, kapitalist mi, Müslüman mı, Hıristiyan mı, Kürt mü, Arap mı fark etmez. Hepsi devlete vatandaş olabilir. Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum. Anayasal vatandaşlık da denebilir ama özgür yurttaşlık, bundan daha geniştir. Dininde özgür olacak, milliyetinde özgür olacak, düşüncesinde özgür olacak. Türkiye’deki vatandaşlık tanımı bunu karşılıyor mu? Biraz muğlaktır. Dinsel, ideolojik ve milliyetsel, ulusal anlamda varlığını özgürce ifade edecek ve örgütleyecek. Bu da demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir şekilde yapılacak."
Demokratik bütünleşmenin ruhuna uygun olan, bir yerel demokrasinin varlığı ve kurumsallaşmasıdır. Suriye için de önerdiğimiz de budur. Yerel demokrasi dediğim şu: Bir kent ya da köy olabilir, bunların kendilerini özgürce ifade etme ve kendilerini yönetme hakkı olmalıdır. Yerel yönetimin şartları belli. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur.
18 Şubat: Komisyon, 21’inci ve son toplantısında ortak nihai raporu oyladı. Rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi. TİP üyesi Ahmet Şık ve EMEP üyesi İskender Bayhan "hayır" oyu verirken, CHP üyesi Türkan Elçi ise çekimser oy kullandı. Raporda yer alan kavramları eleştiren DEM Partili Milletvekili Cengiz Çiçek, "Komisyon ortak rapor tasladığında 'terörsüz Türkiye süreci', 'terör belası' gibi kavramlar kullanılmasını doğru bulmuyoruz" dedi.
18 Şubat: DEM Parti de rapora dair görüşlerini açıkladı. “Terörsüz Türkiye süreci”, “terör örgütü” ve “terör belası” gibi kavramlara itiraz edilirken, Kürt meselesinin bir “terör sorunu” olarak tanımlanamayacağını vurgulandı. Sürecin adlandırılmasında uzlaşı sağlanmadığını belirten açıklamada, "Doğuştan gelen dokunulamaz ve devredilemez…' hakların başta anadili hakkı ve kimlik/kültür hakları gibi insanlık değerlerini ve evrensel hakları içerdiğini özellikle belirtmek isteriz. Anadili, yalnızca bir iletişim aracı değil; düşünme biçimini, öğrenme süreçlerini, duygulanım dünyasını ve toplumsal aidiyet hissini belirleyen kurucu bir unsurdur. Türkiye’de farklı dil ve kültüre sahip milyonlarca insanın, başta Kürtçe olmak üzere anadili hakkına yönelik kısıtlayıcı düzenlemelerin, uygulamaların ve kamusal engellerin ortadan kaldırılması ve çok dillilik ile barışılması gerekmektedir" diye kaydedildi.
19 Şubat: Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen programda, sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini söyledi.